TGDF HEYETİ GIDA TARIM HAYVANCILIK BAKANI SAYIN FARUK ÇELIK'İ ZIYARET ETTİ



GIDA TARIM HAYVANCILIK BAKANI SAYIN FARUK ÇELIK ZIYARETI
BILGI NOTU ÖZET

Türkiye Gıda ve Içecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Bakanı emsi Kopuz bakanlıgındaki TGDF temsilcileri,
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile bir araya geldi.
Görümenin basına açık bölümünde konuan TGDF Bakanı Kopuz, TGDF olarak 26 dernegi içeren Türk gıda e içecek
sektörünün en büyük sivil toplum örgütü olduklarını, aynı zamanda Avrupa Gıda ve Içecek Sanayicileri
Konfederasyonu’nun de üyesi olduklarını söyledi.

Kopuz, “STK’lar genelde sorunları iletmek üzere ziyaretinize gelirler. Biz Bakanlıgımıza nasıl yardımcı oluruz,
sektörümüzden beklentileriniz nedir diye sormaya geldik. Dı ticarette yüzde 200 fazla veren bir sektörüz. Beraberce
sektör olarak hükümetimizin 2023 hedeflerini yakalarız” dedi.
Kopuz, Bakan Çelik’i Mayıs ayında Avrupa Gıda ve Içecek Sanayicileri Konfederasyonu Bakanı’nın da katılımıyla
yapılacak toplantıya onur konugu olarak davet etti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik de, gıda ve içecek sektörünün önemli, yaygın ve vazgeçilemeyecek bir sektör
oldugunu söyledi, “Sorunsuz bir ekilde katkı sunmaya gelindigi için de ayrıca memnuniyetimi ifade ediyorum” dedi.
Çelik, sözlerini, esprili bir ekilde, “Tüketici açısından raf fiyatları nasıl gidiyor diye pazarlık yapacagız, birlikte
degerlendirecegiz” diye bitirdi.
Görümenin basına kapalı bölümünde söz alan TGDF Bakan Vekili ve Niasta ve Glikoz Üreticileri Dernegi (NÜD)
Bakanı Rint Akyüz, gıda ve içecek sektörünün Türkiye’nin en büyük sektörü olmak yolunda hızla ilerlediginin altını
çizdi.

Akyüz, “TGDF, sektörün yüzde 95’ini temsil etmektedir. u anda AB’de gıda ve içecek sektörü GSYH’nın yüzde 13’ünü
oluturan en büyük sektör. Inanıyoruz ki 5 sene içerisinde Türkiye’nin en büyük sektörü biz olacagız. u anda ambalajlı
gıda olarak bizim 371 milyar TL’lik GSYH’ya katkımız var. Sektörde takriben 42 bin iletme var. Bunların yüzde 98’i
KOBI, yüzde 2’si büyük iletmeler. Sektörde toplam 486 bin kii çalııyor” bilgisini verdi.

Gıda sektörünün 2001 senesinden beri ihracatını düzenli olarak artırıyor ve ithalatının iki misli ihracat yaptıgını
vurgulayan Akyüz, “2 milyar dolardan baladık, 15 milyar dolara kadar çıkmıtık. Ama bu sene ilk defa ihracatımız 12
milyar dolara geriledi. Güneydogu’daki siyasi dengeler, Irak ve Rusya’daki gelimeler bizi etkiledi. Ithalatımız ise 5,7
milyar dolar. Ihracatımızı artırmak için elimizden geleni yapacagız ama siyasi alanda destege ihtiyacımız var. Iki katı
ihracat yaptıgımız AB ile olan ilikimizde gümrük birligi dolayısıyla gümrüksüz olarak bize mal geliyor” ifadelerini
kullandı.

“Halkın direkt tükettigi ürünlerle oynamayın’ diyoruz”
Akyüz’ün ardından görümeye katılan dernek bakanları sektörlerine ilikin bilgi verdiler, sorunları paylatılar. Kırmızı
Et Sanayicileri ve Üreticileri Birligi (ETBIR) Bakanı Mustafa Bılıkçı’nın ESK’nın elinde et stoku kalmadıgını dile
getirmesi üzerine Bakan Çelik, unları söyledi:
“Gerçekçi bir yol izlemek lazım. 35-40 ton et ithal etmek yetkimiz var ama getirmemek için direniyoruz. Ithalatta
hayvan fiyatları yüksek. ESK olarak firmaların taleplerini alıp, toplu halde pazarda alıcı olalım diyoruz. Çünkü çok fazla
ithalatçı talep ettiginde, tok satıcı gibi davranıyorlar.

Et fiyatları konusunda kıyma ve kubaı halkın direkt olarak tükettigi ürünler. Pirzolayı, bonfileyi hangi fiyattan
vereceksen ver de, bunlarla oynamayın diyoruz. Ama bazıları bizi dinlemiyorlar. Kasaplara bunu anlatamıyoruz.
Bakın 2015’te 400 bin ba hayvan gelmi. Bu çözüm degil. Çalımalarımız hayvan varlıgını artırmaya dönük. u anda
hayvan varlıgımızla et ihtiyacımızı karılayamıyoruz. Gerekirse hayvan varlıgımızı artırmak için ‘kesinlikle 1 metrekare
tarım arazisini vermiyoruz’ diyecegiz.”
TGDF Bakanı emsi Kopuz da, “KDV indirimi olursa fiyatları 5-6 lira aagıya çekecektir. Piyasayı regüle etmek
açısından fayda saglar” diye konutu.

“Obeziteden sektör sorumlu tutuluyor”
TGDF Bakanı Kopuz, diyabetin, obezitenin artıından da sektörün sorumlu tutuldugunu, oysa toplum olarak hareketsiz
bir yaam tarzına dogru bir kayı oldugunu söyledi.

ASÜD Bakanı Harun Çallı’nın, ilkokullarda kahvaltıda dagıtılan yiyeceklere dikkat çekerek, “imdi ilkokullarda da
obeziteden, diyabetten söz ediliyor” demesi üzerine, Bakan Çelik, “Okullarda süt dagıtılırken almayan çocuklara niye
almıyorsunuz dedigimde, ‘Annem içme dedi’ cevabını verdi” ifadesini kullandı. Çallı da, “Anneler marketten aldıkları
sütle okul sütünün farklı oldugunu zannediyor. Bunu el birligiyle anlatmamız lazım” dedi.

Gıdalar ile ilgili bilgi kirliligi
Meyve Suyu Endüstrisi Dernegi (MEYED) Bakanı Ilker Güney ise gıdalarla ilgili bilgi kirliliginin yüksek boyutlara
ulatıgını söyledi. Güney, “Öyle bir noktaya geldi ki, insanlar dogruyla yanlıı bilir durumda degiller. Bizler yerine
doktorlar konuuyorlar. Bir doktorun ortalama toplam 4 saat gıda dersini aldıgını düünürsek, bunun biraz abes oldugu
günler yaadık” dedi.

Rusya krizinde narenciyeye baglı olarak güney bölgelerinde 1 milyon 400 bin ton civarında hammadde oldugunu
vurgulayan Güney, bunlara israf ve kullanım açısından bakmak gerektigini söyledi. Hammadde sektöre gelmedigi
zaman bunun sektöre enflasyon olarak yansıdıgını, çiftçi üretmediginde ise üretici bulmakta zorlandıklarını kaydeden
Güney, ihracat pazarları için sürdürülebilirligin önemine dikkat çekti.

Gıdalarla ilgili bilgi kirliligine dikkat çeken Bakan Çelik de, “Binbir zahmetle üretici, çiftçi, sanayici, tüccar ugraıyor,
üretiyor, satmaya çalııyor, birileri çıkıp bu gıdaları kötülüyor. Ben reyting gıdacılar diyorum onlara. Oturdugu yerden
ahkam kesiyorlar. Hangi mantıkla bunu yapıyorlar, anlamak mümkün degil. Buna ilikin hazırlıgımız var. Televizyonlarda
teknik arkadalarımız ve bilim adamlarımız dogrusunu anlatacak. Bu konuya YÖK’le de konutuk” dedi.

Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Dernegi (MÜMSAD) Bakanı Metin Yurdagül de, bilgi kirliligine en çok maruz
kalan sektörlerden birisi olduklarını, MÜMSAD olarak 10 yıldır bilgi kirliligine karı akademisyenlerin de destegiyle
etkinlikler düzenlediklerinin altını çizdi. Yurdagül, “Herkes konuuyor ama gerçek bilim adamları maalesef ortada yok”
dedi.
Bakan Çelik de, “Siyaset olayı dogru tespit edip, onun arkasında durmaktır. Koskoca profesör yazıyor isminin önünde,
sen kalkıp sabah sabah milletin ahengini niye bozuyorsun? Bunu u ölçüde tüketmek lazım derseniz, egitici
olursunuz” diye konutu.

Tarım Ürünleri Hububat Bakliyat Ileme ve Paketleme Sanayicileri Dernegi (PAKDER) Genel Sekreteri Melahat Özkan
da, 2016 yılının BM tarafından Uluslararası Bakliyat Yılı ilan edildigine iaret ederek, saglıklı beslenmede bakliyat
tüketiminin artırılmasına yönelik olarak yürüttükleri “Bakliyatla Saglıklı Beslenme, Saglıklı Hayat” projesinin çıktılarını
Mayıs ayında kamuoyu ile paylaacaklarını, bakliyatı geni kitlelere yaygınlatırmak konusunda destek beklediklerini
söyledi.

Çin pazarına ihracat
Arı Ürünleri Ile Saglıklı Yaam Platformu Dernegi (BALDER) Yönetim Kurulu Üyesi Isfendiyar Üzümcü, bal üretiminde
ikinci sırada olan Türkiye’nin ihracatta ise ön sıralarda olmadıgını, ancak ihracatta ABD’nin ardından ikinci sıradaki
Çin’e bal satar duruma geldiklerini söyledi.
Bunun üzerine Bakan Çelik, Çin ile ilgili süt ürünleriyle ilgili çalımalar yapıldıgını hatırlatarak, “Çin pazarına girdigimiz
an o kadar rahatlayacagız ki, bir alternatif pazar olmasından, iki büyük bir pazar olmasından dolayı. Orada damak
tadını yakaladıgımız an Türkiye tarımı mal yetitiremez” ifadesini kullandı.
Gıdada kaliteyi yakalamamız lazım!
Görümede gıda üretiminde kalitenin saglanmasının önemine de dikkat çeken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk
Çelik, “Gıdada kaliteyi yakalamada baarılı olamazsak, bu ii ileriye götüremeyiz. Sektör olarak bunu düünmemiz
lazım, yoksa mevsimi kurtarırız ama peki ya gelecegi? Halkımızın saglıgını dogrudan ilgilendiren gıda üretiminde hijyen
artlarını, kaliteyi mutlaka saglamak lazım. Diyoruz ki, hayvancılıkta Ankara’dan batısını ari bölge haline getirelim.
Hepimiz seferber olursak, bunu yapabiliriz. Alanda 75 bin teknik arkadaımız var. Iletmelerimizi elden geçirelim,
bölgelerden geçikenligi ortadan kaldıralım. Bana göre zor degil. Kaçak hayvan girecek, ta Izmir’e kadar gidecek. Bu
olmaz” diye konutu. Çelik, ette kalite derecelendirmesine bir ay içinde geçilecegini, böylece fiyatların da kurala
baglanacagını kaydetti.

Okul kantinleri genelgesi
Görümede Milli Egitim Bakanlıgı’nın okul kantinleri genelgesini gündeme getiren TGDF Genel Sekreteri Ilknur Menlik
de, “Genelge uygulandıgında gıda güvenligi açısından büyük bir risk ortaya çıkacak. Siz kantinlerde ambalajlı, örnegin
meyve suyunu yasaklıyorsunuz, ama sıkma portakal suyu diye güvenligi üpheli ürünlerin yolunu açıyorsunuz. Biz
bunları tüm yönleriyle anlattık ama maalesef genelge bu ekilde yayınlandı” dedi.

Bakan Çelik’ten genç çiftçiye yeni müjde
TGDF Heyeti ile görümesinde tarım ve gıda üretiminin artırılmasına yönelik desteklere de deginen Gıda Tarım ve
Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, genç çiftçiye hibe destegi kapsamında 18-40 ya arası gençlere 30 bin lira hibe
destegi verilecegini hatırlattı. Çelik, “Ziraat Bankası ile bir araya geldik. Dedik ki, bu 30 bin lira hibeyi kendi öz
sermayesi olarak kabul edelim, bunun üzerine Ziraat Bankası’ndan 90-100 bin lira da sıfır faizli kredi verelim. Inallah
bunu yapacagız. ‘Hadi gelin köyümüze geri dönelim’ diyoruz. Baka çaremiz yok. Çünkü hepimiz köyü terkettik,
üretimi terkettik, dolayısıyla hayvanımız yok. Yolları açmadan, cazibeyi oluturmadan insanları köye götürmek mümkün
mü? Altyapıyı oluturabilirsek, inallah 130 bin lira ile sürü sahibi olacaklar” müjdesini verdi.
Çelik görümede son olarak, “Diyaloga açık bir çalıma anlayıımız var. Ihracatta, rekabet ortamında var olma savaı
veren firmalarımızın baarıları çok önemli. Sorunların çözülmesi demek, 12 milyar degil de, 22 milyar sektör
ihracatının olması demektir. Her zaman yanınızdayız” diye konutu.